binmek

v. mount, board, get on, hop on, ride, sit
* * *
mount

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • binmek — e, er 1) Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak Belki de atlara binerek dolaşırız. R. H. Karay 2) Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak Vapurlara, trenlere ihtiyarları …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • inada binmek (veya bindirmek) — iş inada binmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dalına binmek — omuzuna binmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • imamkayığına binmek — ölü tabut içinde veya sal üzerinde mezarlığa götürülmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kıymete binmek — çok değerli duruma gelmek Düşündüm ki başka bir yerde çalışmaya başlarsam, belki kıymete binerim. A. Kulin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dalına binmek — bir kimseye bir iş yaptırmak için asılmak, musallat olmak, sıkıştırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • küplere binmek — çok öfkelenmek Ertesi günü babam horozun ölüsünü bulunca küplere bindi. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ensesine binmek — birine bir işi yaptırmak için sürekli baskı altında bulundurmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zora binmek — iş ancak zor kullanılmakla sonuçlanacak bir durum almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • omzuna binmek — (birinin) yük olmak, ağırlık vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tepesine binmek (veya çıkmak) — (birinin) genellikle kendinden daha güçsüz kimseleri ezmek, kötü davranmak Böyle kız gibi nazik bir zabiti askerler sayarlar mı? Askerlerimiz tepenize çıkıyordur, nedir? R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.